...onların bir çağın alacakaranlığını geçtiklerini gördüm
harika bir şafağın güneş gözlü çocukları,
dingin yüzlü büyük yaratıcılar,
dünyanın büyük bariyer-yıkıcıları,
tanrının taş ocaklarındaki işçiler…
ölümsüzlüğün mimarları.
onlar düşmüş insan dünyasına geldiler,
yüzleri ölümsüzlüğün sessiz ihtişamını taşıyor…
ruhun ışığı bedenlerini güzelleştiriyor….
onlar dionysos’un sevinç kupasını taşıyorlar,
dudakları ruhun bilinmeyen bir ilahisini mırıldanıyor,
ayakları zaman koridorlarında yankılanıyor.
bilgelik, tatlılık, kudret ve vecdin başrahipleri;
güzelliğin güneşli yollarının kaşifleri…
onların yürüyüşleri bir gün
ıstırap çeken dünyayı değiştirecek
ve doğanın yüzündeki ışığı doğrulayacak.

Savitri'den,
Sri Aurobindo




Sri Aurobindo, partneri Anne (Mira Alfassa) ile beraber dünyada ki yaşamın evriminin yeni aşamasını getirmeye hayatlarını adamışlardı. Yaşamı boyunca Sri Aurobindo, dışarıda büyük hacim tutan yazıları üzerine, içeride ise tanrısal bilinç ile birleşmek ve onun özelliklerini dünyaya getirmek üzerine çalıştı.

Sri Aurobindo, felsefesi ve vizyonu ile günümüzde çeşitli çevrelerce ilgi görmektedir. Bunun nedenleri arasında, evrim yolu ile gelecek bir tür Yeni Çağ’dan bahsediyor olması ve dogmadan uzak ve yenilikçi bir spiritual felsefe getirmiş olması sayılabilir. Hint kültürüne getirdiği yeni yaklaşımında “Yoganın bir sentezine” olduğu kadar Doğu ile Batı’nın bir sentezine de ihtiyacımız olduğunu ifade etmiştir. Vizyonlarını ve felsefesini açıkladığı temel eseri “Savitri” İngiliz dilinde yazılmış en uzun epik manzumedir.

Sri Aurobindo'nun vizyonu, insanoğlunun evrimin son basamağı olamayacağı savı ile başlar. Yeni bir türün, bildiğimiz insan ırkının daha üstünde ve ötesinde bir türün, ortaya çıkacağına şahit olabileceğimizi belirtir. Ya da diyebiliriz ki belki de bu aynı insan türüdür, fakat o şimdikinden çok farklı şekilde hareket eden (içsel ve dışsal olarak) yeni bir seviyeye doğru evriliyordur. Duygusal, zihinsel, ruhsal ve hatta bir gün fiziksel olarak farklı.

Sri Aurobindo, eğer hem Doğu’nun hem de Batı’nun eski dinlerinin sınırlı düşüncelerini ve eski kör inançlarını aşabilirsek toplumun gelecekte nasıl bir şekil alabileceğinin vizyonunu vermiştir; eğer fiziksel/materyal dünya görüşümüzün ötesini görürsek, eğer bilinç ve ruh alemini dahil etmeyen, sadece bilimsel yönteme dayanan bir varoluş analizini aşabilirsek. Sri Aurobindo bizleri açtığı kapılardan içeri girmeye ve yeni bir anlayış ve deneyime doğru yolculuk etmeye davet ediyor; daha önce ihtimali düşünülmeyen, yeni ve sonsuz bir geleceğe.

Sri Aurobindo önümüzde uzanan geleceğin beklentimizden o kadar değişik olduğuna inanıyor ki, ve bu yeni gelecekte o kadar şaşırtıcı güçler ve ihtimaller var ki, onu anlayabilmek için bizlerin tüm inanç sistemimizi yeniden değerlendirip, entellektüel destekleyicilerimizin çoğunu yürürlükten kaldırıp, yaşam için yeni bir kelime haznesi öğrenmek durumunda olduğumuzu ifade ediyor.

Sri Aurobindo’nun ashramına onun takipçisi olarak katılan Mira Alfassa da benzer bir yol izlemiş, ve Sri Aurobindo’nun supramental varlık dediği yeni tip insanın ilk müjdecisi olmak makadıyla fiziksel vücüdünu dönüştürmeye odaklanmıştı. Kendini yogaya adadıktan bir süre sonra ruhsal aydınlanmasını tamamladı ve bundan sonra Anne olarak tanındı. Anne ile ilgili ilginç bir not, Paris doğumlu olmasına rağmen annesinin Mısırlı babasının ise Türk olmasıdır. Anne aynı zamanda Sri Aurobindo’nun ortaya çıkarmak üzere yaşamını adadığı yeni evrimsel ruhsal güç ile, bu yeni bilince kendini açmak isteyen takipçileri arasında bir kanal, bir aracı olarak hizmet verdi. Yazılarıyla her zaman için Sri Aurobindo felsefesini daha anlaşılır kılmaya çalıştı. “Anne’yi anlamak Sri Aurobindo’yu anlamak için bir basamaktır” cümlesi, onların kurdukları ashramda ve Auroville isimli uluslararası deneysel şehirde sıkça duyulabilecek bir cümledir.



ÇAĞRI

Büyük Macera

Biz çok özel bir durumdayız, son derece özel, eşine rastlanmamış. Biz bugün yeni bir dünyanın doğuşuna şahit oluyoruz; o çok küçük, çok zayıf - özünde değil ama dış görünümünde - çoğunluk tarafından tanınmamış, hatta hissedilmemiş bile, inkar edilmiş. Ama o burada. Burada, gelişmek için çaba gösteriyor, sonuçtan kesinlikle emin bir şekilde. Ama ona giden yol daha önce izi bulunmamış tamamıyla yeni bir yol - daha önce kimse gitmedi oraya, kimse yapmadı bunu! Bu bir başlangıç, bir evrensel başlangıç. Bu yüzden, kesinlikle beklenmedik ve tahmin edilemeyen bir macera o.

Macerayı seven insanlar vardır. Benim seslendiğim onlardır, ve onlara şunu söylüyorum: “Sizi büyük maceraya davet ediyorum.”

Bizden öncekilerin ruhsal olarak yaptıklarını tekrar etmek değildir söz konusu olan, bizim maceramız bunun ötesinde başlar. Söz konusu olan yeni bir oluşumdur, tamamen yeni, tüm beklenmedik olayları, riskleri, ve gerektirdiği tehlikeleri ile - gerçek bir macera, hedefi mutlak zafer olan, ama gidilecek yolun bilinmez olduğu ve izinin keşfedilmemiş olanda adım adım bulunacağı. Mevcut evrende asla varolmamış ve asla aynı şekilde olmayacak olan birşey. Eğer ilginizi çekiyorsa… öyleyse başlayalım. Size yarın ne olacak - hiç bir fikrim yok.

Beklendik olan herşeyi bir kenara bırakmalı, tasarlanmış herşeyi, inşa edilmiş herşeyi, ve sonra… bilinmeyene doğru yürümeye başlamalı. Ve ne gelirse! Orada.

Anne, Güneşli Patika, sayfa 1